1 Aralık 2016 Perşembe

AIDS Hakkında Bilgilerimiz Nerede Kaldı?


1981 yılında ABD’de sıradışı enfeksiyon hastalıkları ve sıradışı kanser vakaları görülmeye başlandı. Bu kişilerde hastalıklar ile mücadele etmemizi sağlayan bağışıklık sistemlerinde zayıflık tespit edildi. 1982 yılında ülkenin farklı bölgelerinde benzer klinik tabloya sahip hastaların artması ile AIDS ( Edinilmiş bağışıklık yetmezliği sendromu) terimi ilk kez kullanıldı.  1984 yılına gelindiğinde ise artık virus laboratuvarda ayrıştırılmıştı ve HIV (İnsan immun yetmezlik virusu) insanoğlunun sahip olduğu yeni ve ölümcül hastalık olarak insanlık tarihindeki yerini almıştı. Başlangıçta sadece eşcinsellerin hastalığı olduğu düşünülüyordu, ilerleyen zamanlarda bu bilginin yanlış olduğu, heteroseksüel ilişki ile de bulaştığı anlaşıldı. Virus tanındıkça hastalığı kontrol ve tedavi etme konusunda ciddi ilerlemeler kaydedildi. Ancak hastalık bu arada insanoğlunun gerçekte uygarlık yolunda ne kadar ilerlediğinin bir sınavı olmaktan hala kurtulamadı.

Düşünün ki karşınızda bir hastanız var ve verdiğiniz “HIV pozitif” olduğu bilgisi kendisine söylendiğinde bu durumundan psikolojik olarak inanılmaz bir çöküntüye uğruyor.  “Kansersin, 6 ay ömrün kaldı” desek bu kadar etkilenmeyecek. Hastalar bu durumu çoğu kez dile getiriyorlar zaten. Neden?

Hastalıklar insanlık var olduğu sürece olmaya devam edecek. Kimi hastalıklarla mücadelede başarılı olacağız, kiminde ise olamayacağız. AIDS konusunda ciddi gelişmeler olmasına rağmen hala AIDS hastaları sahip oldukları hastalık nedeni ile suçlanıyorlar, toplumdan dışlanıyorlar. Bu nedenden dolayı ne yazık ki kendilerini gizlemek zorunda kalıyorlar. Bu durumdan çıkmanın tek yolu ise bilgi sahibi olmak.

HIV nasıl bulaşır?

- Cinsel ilişki yoluyla
- Kan yoluyla,
- Anneden bebeğe.

HIV nasıl bulaşmaz?

- Aile yaşantısı, toplumsal yaşam ile BULAŞMAZ!!!
- El sıkışma, kucaklaşma, cilt teması ile BULAŞMAZ!!!
- Sosyal öpüşme ile BULAŞMAZ!!!
- Yemek ve içki, tabak, kaşık, bardak ile BULAŞMAZ!!
- Yüzme havuzu  ile BULAŞMAZ!!!
- Banyo, tuvalet ile BULAŞMAZ!!!
- Giysi ve çamaşır ile BULAŞMAZ!!!
- Böcek ve sinek sokmaları ile BULAŞMAZ!!!
- HIV günlük yaşamda aynı odada bulunmakla ile BULAŞMAZ!!!
- Aynı havayı solumakla ile BULAŞMAZ!!!


HIV vücuda girince ne yapar?

Virusun vücuda giriş yoluna, kişinin bireysel bağışıklık durumuna vb. bağlı olarak ortalama 10 yılda vücudun bağışıklık sisteminin yetersiz olmasına yol açar ve AIDS dediğimiz fırsatçı enfeksiyonların, kanserlerin görüldüğü klinik tablo ortaya çıkar.
Belirtilerin başlamasına kadar geçen sürede kişi HIV’e bağlı bir özel şikayet taşımaz. Bu sırada test yapılmaz ise virusun varlığı anlaşılamaz. Üstelik HIV’e sahip kişi bu sırada bulaştırıcıdır.

Tedavide ne durumdayız ?

Hastalık ile mücadelenin ilk yıllarında yan etkilerin fazla olduğu çok sayıda ilaç kullanılıyordu. Oysa günümüzde yeni ilaçlar geliştirildi ve yan etkileri oldukça kontrol altına alındı. Tek bir hapla birden fazla ilacı aynı anda alarak, üstelik hayatı etkileyen ilaç yan etkileri olmadan, bir AIDS hastası yaşamını sürdürebilmekte. AIDS günümüzde ölümcül olmaktan çıkıp kronik bir hastalık halini aldı. Biliçli bir AIDS hastası ilaçlarını atlamadan kullanarak yaşamını gerçekleştirmek istediği tüm hayalleri ve planlarını uygulayarak geçirebilir, üstelik bunu sağlığın kıymetini de bilerek yapar.

HIV’e sahip kişi evlenebilir mi, çocuk sahibi olabilir mi ?

Elbette evlenebilir ve çocuk sahibi olabilir. İllaki HIV pozitiflerin birbirleri ile evlenmeleri gerekmez, korunmaya dikkat ederek HIV pozitif kişi virusu taşımayan kişi ile evlenebilir. Türkiyede evlilik öncesi sağlık kontrollerinde HIV testi de yapılmakta. Amacı eşleri birbirlerine karşı korumak ve sağlıklı çocuk doğmasını sağlamak, evlenmeyi engellemek değil. HIV pozitif kişinin gebeliği sırasında özel önlemler alınarak rahatlıkla bebeğine virusu geçirmeden doğum yapabilir.


Korunma için ne yapalım ?

Güvenli cinsel ilişki: Cinsel ilişki ile bulaşmayı engellemenin en önemli yolu güvenli cinsel davranışları benimsemektir. Çok sayıda partner sahibi olmak riski arttırır. Ancak tek eşlilik durumunda dahi kondom kullanılması önerilir. Kondom aynı zamanda cinsel yol ile  bulaşan diğer mikroorganizmalar için de korunma sağlayacaktır.

Kan yolu: Ortak kullanılan enjektörler bulaşma için yaygın bir yoldur, uyuşturucudan uzak durmak hastalıktan korunmanın en önemli adımlarından biridir. Kanla bulaşma ihtimali olan araç gereçlerin kullanılabileceği kulak deldirme, dövme yapılan kontrolsüz yerlerden uzak durmak. Kan ve kan ürünü kullanımında kontrolsüz kan kullanılmaması.

Anneden bebeğe: Riskli davranış varsa hamile kalmadan önce mutlaka test yaptırmak gerekir.  Türkiyede genellikle hamile iken kontrollerde HIV taraması da yapılmaktadır.


Sonuç olarak HIV ile yaşamak günümüz tıbbı ile bilinçli kişi için hayatı yaşamayı engellemeyen bir durum. Oysa günümüzde hala HIV pozitif kişinin hayatı yaşamasını virus değil bizler yani toplum engelliyoruz. Bilmediğimiz şeyden korkuyoruz ve korktuğumuzu dışlıyoruz.  Oysa riskler hepimiz için var ve her birimiz bir gün HIV’e sahip olabiliriz. Tıpkı başka hastalıklara sahip olabilme ihtimalimiz gibi. Gelin birlikte akıl ile hastalığa gerçekte sahip olduğu değeri verelim, sansasyonel olana değil rasyonel olana itibar edelim.